Yaşar Adıyaman
  25-11-2019 07:54:00

Ebeveyn ve Çocuk

Çocuk ailenin en küçük yapıtaşını oluşturan, pırlanta değerinde manyetik zihinsel, kavramsal kuramlar, hareketsel eylemler, icraat ve diyalektik bilişimler, inançsal degerler, töreler  gelenek ve görenekler, eğitim ve öğretim ile örülü dünya denilen mecranın şekillenmesine, iyiye veya kötüye doğru yön veren bireysel mağmalardan oluşan katmanlar bütünüdür.

 

Bilinçli bir ebeveyn düzlemsel doğruları öğretirken zaman ve yaş ile ilgili öğretileri doğru zaman da ve yerinde göstererek yapmalıdır. Gelişimine göre olumlu yönde teşkil edecek maddi kuramlar vermelidir. Olumsuz etkilerden ve davranışlardan uzak mesafeden çocuğa yaklaştırmadan kullanılmalıdır.

Ebeveyn çocuğun kahramanı olduğu gibi gözlemsel olarak da ileride kişiliğini şekillendirecek aynadır. Ayna ile ayar ve ayna ile atar arasında bir denge kurulmalıdır.

Şahsiyet ve asalet aileden gelir. Onun için şahsiyetli bir asaleti ancak ve ancak biz aileler çocuklarımıza verebiliriz.

 

Çocuk kısıtlayıcı serbestlikler içinde olmalı o alan içerisinde hareket etmelidirler. Köy ve kent yaşamı arasında sıkışan aileler ya da çevre şartları olumsuz olan ebeveynler için bu durum biraz daha zordur. Ama eğitim düzeyi yüksek topluluklar için bu durum daha da zordur. Her isteğe cevap  edilen bir çocuk, ileride canavara dönüşecek bir kişilik demektir. Ve en ufak bir zorluk karşısında yıkılır. Ama zorluk görmüş bir çocuk ise bu etmek davranışın üstesinde gelebilecek bir mekanizmaya sahiptir.

 

Her çocuk özel olduğu gibi her aile de özeldir. Farklı coğrafyalar da yasayan insan topluluklar ahlaki değerleri baz alarak bir yaşam kalitesini ortaya koyduğunda, temiz bir toplum, itibarlı bir toplum ve geleceği emin adımlarla sağlam bir zemin ile bir insan topluluğunu inşa edilebilir.

 

Her çocuk,  yaşına uygun aktiviteler içinde olmalı. Her çocuk yaşına uygun davranışlar sergilemeli, her çocuk kapasitesine göre uygun  bir eğitim öğretim verilmelidir. Teknolojiyi bilinçli bir işlemden geçirerek başta biz olmak üzere çocuklarımıza ve topluma aktarmalıyız

 

Her çocuk bir tohumun toprağa atıldığı gibi filizlenir. İşte o filizi fidana, fidanı ormana dönüştürecek karakter ve şahsiyeti kendinizden kendiniz olan çocuğunuza aktarmak elzem bir direniştir. Teknolojiye karşı direnerek çocuğunuzun gelişimine katkı sunmalısınız.

 

Teknolojik kuramlar dünyayı küresel bir köy haline getirdi. Bu küresel olgu karşısında  kültürel kaynaşmalar yaşanırken geleneksel kuramları ise bitirme noktasına getirdi. Anlaşmazlıklar toplumda görülmeye başladı.

 

Küresel kuramlar ışığında bireyselik ön plana çıkmaya başladı. Maddiyat ön plana çıktı. Bu realite bireysel toplumun ilgisini çekerek fevri bir kitle ile karşı karşıya kalındı.

 

Bu noktada çekirdek aile dediğimiz yapıya önem verilmelidir. Bunun için çekirdek aileler çocuklara daha çok vakit ayırmalı, onları anlamalı ve isteklerine makul ölçüde cevaz olmak zorunluğuna karşılık kendisini yetiştirmelidir. Her şeyi çocuklardan beklemek adına kendimizde bir şeyler yapmalıyız.

 

Yaşar Adıyaman

Bağımlılık Uzmanı/ Danışmanı

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI