Sait Ebinç
  31-10-2019 13:44:00

Kalenin dibinde bir taş olmaya

"KALENİN DİBİNDE BİR TAŞ OLAYDIM"

 

Sait Ebinç (Fotograf: Kıymetli hemşehrim Muhibbim Selcuk Guzeloglu'nun Yadigarı Van Kitabından alınma...

Bir türküde geçince durdum ve düşündüm! Acaba hangi gönül hicranıyla uzak gurbet çöllerine düşmüş bir yüreğin hasretidir ki sıladaki "kalenin dibinde bir taş" olmaya bile razı gelen hasret sahi nasıl bir hasrettir? Türkülerdeki gibi İçinizdeki şehri tarif etmek için şehrin sekene-i aslisi olarak o şehrin zamanlarını şahsî bir mâcera gibi yaşamak gerekir.

 

Onun için insanoğlunun iç âlemini bir şehire benzetebiliriz. Bu âlem dağlarıyla, sokağıyla, bağıyla bostanıyla mekânın bütün değişimine rağmen iç alemimizde yaşar. Şehri bütün olarak kavramak için bu iç âleme doğru giden yollara aşina olmak gerekir.

 

Bu âşinalık şehrin sâkini açısından ruh ve anlam bütünlüğünü sağlayan unsurdur. Bu bütünlük bir hissetme biçimi olarak şehrin sâkinlerinin kimlik ve kişiliğini oluşturur. Bu nedenle şehir kentten farklı olarak bir terbiyenin ve zevkin etrafında oluşmuş ortak bir yaşam alanıdır. Bu terbiye ve zevk eskilerin muhit terbiyesi dediği zihin ve kârekteri biçimlendiren iklimdir. Onun için şehir aslında içimizde bizimle yaşayan birikmiş geçmiş zamandır.

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI