Orhan Güleşçe
  08-04-2020 21:50:00

Yol gözlemek…

Halk arasında "Allah kimsenin gözünü yolda bırakmasın" ifadesi, bir özlemin, hasretin beklenen bir sevgili hasretinin adeta yudum yudum içildiği bir sözün adıdır yol gözlemek...

Beklersin bir umut ve ümitle, aha geldi gelecek, bu gelişler görecelidir, bazen gün sayarsın, bazen saat, bazen yıl ve bazen de yılları sayar ve umudunu tüketmeden beklersin, bazen dışarıdan her gelen sese kulak verir acaba mı dersin, bazen çalan bir telefon, bazen  bir kapı zili, bazen dışarıdan bir korna sesi, hasılı her biri ayrı bir hasretin, kavuşma his ve heyecanını kendi nezdinde yaşatan vasıtalarıdır..

Öz itibariyle bir ayrılığın sevdiğine kavuşma heyecanı ve beklentisinin insanda nasıl bir duygu meydana getirdiğini bu duyguları yaşayanlar çok daha iyi bilirler.

Annenin eşi için çektiği hasret, Anne ve Babanın çocukları için çektiği hasret ve kavuşma özlemlerini hepimiz zaman zaman yaşamışızdır. Hatta buna öğretmenin öğrencisi için çektiği hasreti de ekleyebiliriz.

Allah kimsenin gözünü yolda bırakmasın derken de tam bu atmosferin sıkça yaşandığına şahit olduğumuz yılın içindeyiz.

Çalan her kapı için bir umutla kapıya koşan Anne ve çocuğun heyecanını yaşarken, açılan kapıda beklenen sevgilinin gelmediğini gören çocuğun ve Annenin hayal kırıklığını hesap etmek çok zor. Yine her telefon çaldığında telefona yönelen ve Anne arayan Babam mı, diyen çocuğun his ve heyecanını,

 

Annenin ise çocuğu üzülmesin diye gözyaşını içine akıtarak hayır çocuğum baban değil ama o da arayacak diyerek kendi üzüntüsünü gizlemesi gün içinde yol gözlemenin ne kadar zor olduğunu gösterir bizlere.

Sofrada oturur işten dönen eşinizin yemeğe gelmesini beklersiniz... Yıllarca birlikte çalıştığınız dost ve arkadaşlarınızı özler beklersiniz

Olaylar öylesine çabuk ve beklenmedik bir şekilde gelişir ki, farkına bile varamazsınız.

Cuma merasiminde öğrenci ve öğretmenlere iyi tatiller der pazartesi gününü bekleriz,         o pazartesi günleri gelse de yaşanan olağanüstü durumlardan kaynaklı olarak kimsecikler gelmez, ümit ve umutla onların geleceği günleri bekleriz, kulaklarımız bir haber bekler, gözlerimiz TV ekranlarına kitlenir.

Dışarı ekmek almaya çıkar bir daha geri gelemeyiz, il dışına gideriz, dönüş günümüz belli hasretle dönüşü beklenir gelecek olanın. ani bir hava muhalefeti beklenenin gelmesi engellenirken bekleyen de beklentisinin gerçekleşmediği ile hayal kırıklığı yaşar.

Yurt dışına gider gezi programınız için neler hayal edersiniz, ancak üç haftalık tatil hesabı ilk üç gün içinde kabusa dönebilir, bütün hayaller yerle bir olurken dönmek ister dönemezsin, bin bir türlü eziyeti siz orda çekerken Eş ve çocuklar bir başka korku ve endişe içinde beklemeye ve yol gözlemeye başlar.

Anamızı, babamızı, eşimizi çocuklarımızı, öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, yaz tatilini, sömestri tatilini dost ve arkadaşlarımızı hasılı bütün bu saydığımız ve daha da sayabileceğimiz onlarca konuda sevdiklerimizle kavuşmayı beklemekle geçer şu kısa ömrümüz...    

Kavuştuğumuzda yaşadığımız sevinç ve mutluluk bütün bu üzüntü, keder, hasret ve endişeleri ortadan kaldırır belki,

Ama Kaldırırken de hayat bizi bazı gerçeklerle yüzleştirir,

Evet, beklemek umuttur, ümittir, umut ve ümidimizi yitirmememizi beklediklerimizle ve uğurladıklarımızla bazen sevinç, bazen de hüzünle karşılaşabileceğimizi, bazen beklerken kavuşacağımızı, bazen de beklemeye devam etmemiz gerektiği hakikatleri ile yaşamamız gerektiğini öğretir hayat bize…

Bütün bu gel gitler, beklemeler, hasret kokan günler özlenen can ve cananları, yar ve yarenleri hayattan öğrendiğimiz gerçeklerle yüzleştirirken, bu yaşam sürecinde şunu söylemek istiyorum "Allah kimsenin gözünü yolda bırakmasın. Allah her yol gözleyeni gözlediği ile kavuştursun inşallah.

Orhan GÜLEŞCE

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI