Orhan Güleşçe
  15-03-2020 20:57:00

Gidipte Gelmemek, Gelipte görememek

"Gidipte gelmemek, gelipte görmemek “diye bir tabir vardır.

Bu tabiri çok sık kullanırım.

 

Öğretmenliğim ve okul müdürlüğü yaptığım yıllarda öğrencilerimle her ders çıkışında, her ders bitiminde, her hafta sonu merasimlerinde ve dönem sonlarında bakınız çocuklar; "gidipte gelmemek gelipte görmemek vardır." haklarınızı helal ediniz demişimdir, hatta bu terim zaman içinde sık tekrarlandığı için öğrencilerimin diline pelesenk olmuştu adeta.

 

Çoğu arkadaşlarım ve öğrencilerime haydi hoşçakalınız dediğimde birazda beni ti'ye alarak hocam gidipte gelmemek var diyerek tatlı şakalarını defalarca duymuşumdur.

 

Kimse bilerek söylediğim bu sözün bir gün gerçek olabileceğini herhalde düşünmemiştir.

 

Yıllar önce yine cuma günü merasimde öğrencilerime nasihatlerde bulunmuş, pazartesi günü daha düzenli gelmeleri gerektiğini, kılık kıyafetlerine,

 

saç, baş ve sakallarına dikkat etmeleri gerektiğini söylerken bir öğrencimin , hocam gidipte gelmemek devamında ben, gelipte görmemek vardır demiş ,o can yavrularımı uğurlamıştım.

 

İki gün ne ki gelir geçer pazartesi yine görüşeceğiz diye düşünmüştüm,

 

Evet ama öyle olmadı, pazartesini beklerken pazar günü Van depremiyle hepimizin hayalleri, ümit ve umutları yerle bir olmuştu. Pazartesi ne kimseler gelebilmiş nede kimseden haber çıkmıştı.

 

Gidipte gelen olmadığı gibi, gelipte gören olmamıştı, aradan iki ay geçtikten sonra 630 mevcutlu bir okulda ders başı yapan 63 öğrenci kalmıştı, evet 63 öğrenci iki ay sonra geri gelmiş 567 öğrenci gelememiş ve bizi görememişti.

 

Ardından yine hep aynı tekerlemelere devam etmiştim, yıllar içinde her cuma günü güle oynaya uğurladığım o can çocuklar zaman zaman dönememişti. Biz bütün bu acıları yürek yangınımız olarak kabul etmiş, bağrımıza evlatlarımızın hicranıyla taş basmıştık. Yıllar yılı bu ve benzeri olayları düşünerek ve yaşayarak yolumuza devam ettik.

 

Yürek yangınımız 2020 yılında artarak ve büyüyerek devam etti.

Manisa depremiyle egede, Silivri depremiyle Marmara’da, Elazığ Malatya ve Başkale depremleriyle Doğu Anadolu’da, Çığ felaketiyle gönül bahçemin sarayı olan Bahçesaray'da , 26 yıldır görülmemiş yoğun kar yağışı nedeniyle bütün Türkiye de ve en son olarak Corona virüs salgınının bütün dünyada meydana getirdiği olumsuz etkileriyle gidipte gelmeyenlerin, bazen de gelip te görmeyenlerin hicranı ile vuslata kavuşmanın hasret ve özlemiyle geçen bu ömür serüveninde daha nelerle karşılaşmış olacağız.

 

Daha ne hayallerimizi kaf dağının ardında bırakıp sevdiklerimizden ayrılmanın acısını içimize gömeceğiz. Acıyla sevinç birlikteliğinin zaman zaman birinin diğerine baskın geldiği günleri de hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

 

Bütün bunlar biliniyor olmasına rağmen sadece felaketler geldiğinde hatırlanır, buda biz insanların vefa duygusuna her zamankinden çok ihtiyaç duyulduğu

 

Ve helalleşme duygu zayıflığının en acı tezahürlerinin

 

Yaşandığı günlerde karşımıza çıkmaktadır."gidipte

 

Gelmemek, gelipte görmemek" helalleşmemizle ilgili

 

Söylenmiş çok anlamlı ve önemli bir sözdür, geliniz

 

Geçtiğimiz yollarla, aştığımız dağlarla, emrimize

 

Verilen bunca nimetlerle,

 

Öğrencimizle, komşumuzla,

 

Öğretmenimizle,

 

Memurumuzla,

 

Amirimizle hasılı kul hakkını doğurabilecek her türlü hak sahibinden ve birbirimizden , "boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkının alınacağı" o gün gelmeden ve hiç vakit kaybetmeden birbirimizle helalleşelim. Öyle hayal kurmakla hayaller gerçekleşmiyor, kul olarak yaptığımız onca plana kader işte böylece hükmünü işleyerek gülüp geçiyor, geliniz yaptığımız planları

 

Akıl süzgecinden geçirelim, ilim ve ahlak tornasında işleyerek kem aletle kemalat olmayacağı gerçeği ile yüzleşelim diyorum çünkü "Gidipte gelmemek, gelipte görmemek var" vesselam.

 

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI