Van Barosu’nda gerçekleşen seminerin açış konuşmalarını Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal gerçekleştirirken seminerde önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasetçi Tunç Soyer, İMO İzmir Şube Başkanı Eylem Ayatar ve İMO Van Şube Yöneticisi Mazlum Pala sunum gerçekleştirdi.
Van Büyükşehir Belediyesi (Van BŞB) ile İnşaat Mühendisleri Odası Van Şubesi işbirliğinde “Van’da Depremsellik Gerçeği ve Mevcut Yapıların Değerlendirmesi” semineri gerçekleşti.
Seminerin açış konuşmasını yapan Van BŞB Eş Başkanı Neslihan Şedal, “Depremsellik gerçeğini tartıştığımız zaman, evrenin yaradılışı ve toplumsallığın oluşumu çerçevesinde de değerlendirmek gerekiyor. Depremsellik alanında yaşadığımız ülke ve kent iyi bir hafızaya sahip değil, bu sebeple de bu hafızanın canlılığı da bugünün önlemini alabilmek içindir. Bizler de bu hafızanın canlılığını üzerimizde bir sorumluluk olarak görerek önlemini almak, daha dirençli kentleri oluşturmak için bir aradayız. Toplumsallaşmanın 55 bin yıllık tarihine bakıldığında insanların bir arada yaşama ihtiyacını neden bulduğuna bakmak gerekiyor; bunun toplumsal birçok faktörü vardır ama doğal koşullarla karşı kendilerini koruyabilmek için barınma yerleri inşa etmişlerdir. Kendilerini koruyabilmek istedikleri afetlerden biri de deprem olmuştur ve buna karşın dirençli yapılar inşa edebilmek elbette toplumların en temel ihtiyacı olmuştur” dedi.
Şedal, “Biz afetlerin önüne geçemeyiz ama beşeri faktörlerle bu sorunların derinleştiğini görebiliyoruz. Bizim oluşturacağımız Afet Koordinasyon Merkezi sadece fiziki bir müdahalenin ötesinde, toplumsal bir zihniyet değişim ve dönüşümünü de oluşturacaktır. Deprem alanında risk altında olan 18 kentten biri olan Van’da şimdiye kadar deprem adına bir çalışma gerçekleşmemesi de üzücü bir durum, biz bu durumda afet ile mücadelemize devam ederken böylesi seminerlerin de daha güçlü ve dirençli toplumlar oluşturacağına inanıyorum.” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.
“Van’da Depremsellik Gerçeği ve Mevcut Yapıların Değerlendirmesi” seminerinin açış konuşmalarında afet çalışmaları hakkında bilgi veren Van BŞB Eş Başkanı Abdullah Zeydan, “Bizler fikriyatlarımızın temeli gereği kentimizi dinamiklerle yönetme anlayışı gözettik, bu noktada ortak akıl ile çözümlerin olacağına inandık. Kentin tüm dinamikleri ile beraber görüş alışverişlerimiz devam ediyor, bu anlamda kent konseyinin daha anlamlı şekilde işleyebilmesi için çalışmalarımız devam ediyor. Tüm partilerin, tüm temsilcilerin ortak bir şekilde kentin gelişimine yol göstermesi çok kıymetli. Deprem kentimizin bir gerçeği, depremi engelleyemeyiz ama etkilerini engelleyebiliriz, bu bizim görevimiz zaten” diye konuştu.
Dirençsiz yapıların oranının diğer illerde yüzde 60 ila 65 civarında olduğunu belirten Zeydan, “Dirençsiz yapıların oranı maalesef kentimizde yüzde 80-85 civarında, yapacağımız çalışmalar aynı zamanda doğaya ve çevreye zarar vermeyecek şekilde yerinde dönüştürme şeklinde olacak. Deprem öncesi ve sonrası için deprem barınma alanları kurulacak, bu çalışmalar ile halkımızın yanında olacağız. Kayyum anlayışı aynı zamanda kentin yaşama tarzını da ortadan kaldıran bir anlayışa sahipti, bizler de tam tersi olarak tarihimize uygun olan çok birlilik, çok inançlı, çok kültürlü bir anlayış ile kente yeniden bir boyut kazandırmak için ortak çalışmalarımız devam edecek.” ifadelerini kullanarak, afete dirençli kent çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.
Soyer, “Demokrasi ve yerel yönetimler, ikisi araya gelince yerel demokrasi oluyor, yaşadığımız baskılar ve buna benzer şeyler yerel demokraside yaşanan zafiyetlerdir, demokrasi beş yılda gidilen sandıklar değil, demokrasi; barıştır, birliktir, erdemler yönetimidir.” ifadelerini kullandı.
İMO İzmir Şube Başkanı Eylem Ayatar ve İMO Van Şube Yöneticisi Mazlum Pala ise depremsellik ve dirençli kentlerin inşa süreçleri hakkında seminerde çeşitli açıklamalarda bulundu.
Kaynak: WanHaber