Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

VAN TSO Seçimlerinde 1565 Üye Oy Kullanamayacak

Van TSO seçiminde 1.565 üyenin oy hakkı elinden alındı! Saat 17.00 ile 18.20 arasında ne yaşandı? 94 kişilik farkın nedeni ne? İşte detaylar...

Van Haber 14.10.2026 18:37 vandahaber Okuma Süresi: 6 dk
VAN TSO Seçimlerinde 1565 Üye Oy Kullanamayacak
Paylaş:
N

Van TSO başkan adayı, İl Seçim Kurulu’nun ret kararının ardından 1.565 üyenin oy hakkını kaybetmesine sert tepki gösterdi. Mevcut yönetimi istifaya çağıran aday, süreci YSK’ya taşıyacaklarını açıkladı.

1.565 ÜYENİN SEÇME HAKKI ELİNDEN ALINDI

Van TSO seçimleri öncesinde patlak veren üye listesi krizi yargıya taşınmıştı. İlçe Seçim Kurulu'nun ardından İl Seçim Kurulu da yapılan itirazları reddetti. Alınan nihayi kararlar doğrultusunda, aidat borçlarını ödeyip tüm yükümlülüklerini yerine getiren 1.565 Van TSO üyesi 24 Ekim'de sandığa gidemeyecek. Karara saygı duyduklarını belirten başkan adayı, yaşanan tablonun ciddi bir idari ve kurumsal ihmal olduğunu vurguladı.

" Değerli basın mensupları, kıymetli Van TSO üyeleri;

  • Bugün sizleri buraya acil davet etmek durumunda kaldık. Ne yazık ki bu acelemizin güzel bir sebebi yok. Günlerdir büyük bir hassasiyetle takip ettiğimiz, Van TSO üyesi 1.565 seçmenimizin seçme ve seçilme hakkına ilişkin süreçte bugün önemli bir aşamaya geldik.
  • Sorunu öğrendiğimiz ilk andan itibaren bu süreci yalnızca izlemedik; bütün imkânlarımızla sahiplendik. Başkan adayı olarak bizzat itirazda bulundum. Meslek komitelerindeki adaylarımız itirazlarını yaptılar. Bununla da yetinmedik. Bize ulaşan ve oy kullanamayacağını öğrenen üyelerimizi bilgilendirdik; kendi seçme hakları için bireysel itirazlarını yapmalarını sağladık. İlçe Seçim Kurulu’nun ret kararının ardından süreç İl Seçim Kurulu’na taşındı.
  • Bugün İl Seçim Kurulu da yapılan itirazları reddetti. Böylece mevcut kararlar itibarıyla 1.565 üyemiz 24 Ekim’de sandığa gidemeyecek. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Hukuka ve yargı kararlarına saygımız tamdır. Kararı tartışmıyoruz. Ancak yargının verdiği karara saygı duymak, bizi bu noktaya getiren süreci ve bu süreçte ortaya çıkan kurumsal sorumluluğu konuşmayacağımız anlamına gelmez.
  • Çünkü bu üyeler üzerlerine düşeni yaptılar. Aidat borçlarını ödediler. Yükümlülüklerini yerine etirdiler. Fakat bugün bunun bedelini seçme haklarını kullanamayarak ödüyorlar. İşte bizim itirazımız tam da buradadır. Üyesinden yükümlülüklerini yerine getirmesini isteyen bir Oda, o üye üzerine düşeni yaptığında onun hakkını da aynı hassasiyetle koruyabilmelidir. Bugün geldiğimiz noktada Van TSO, 1.565 üyesinin seçme hakkını koruyamamıştır. Bu, basit bir seçim prosedürü değildir. Bu, ciddi bir kurumsal sorumluluk meselesidir.

BİZ NE YAPTIK?

  • Bu tehlikeyi gördüğümüz ilk andan itibaren kamuoyunu bilgilendirdik. İtirazlarımızı yaptık. Üyelerimizin bireysel olarak haklarını arayabilmeleri için yanlarında olduk. Bütün hukuki yolları kullanmaya çalıştık. Ve bütün bunları yaparken 1.565 kişinin bize oy verip vermeyeceğini bir kez bile sormadık. Çünkü biz oylarının peşine düşmedik, oy kullanma haklarının peşine düştük.
  • Ne yazık ki aynı hassasiyeti ne mevcut yönetimden ne de diğer başkan adaylarından yeterince görebildik. Dahası, 1.565 üyenin seçme hakkını konuştuğumuz böylesine ciddi bir süreçte mevcut yönetimin sosyal medya üzerinden kinayeli paylaşımlar yaptığını gördük. Hatta bu meseleyi ısrarla gündemde tutmamız, Sayın Başkan tarafından “mal bulmuş Mağribi” benzetmesiyle karşılandı. O gün bu ifadeye cevap vermedik. Bugün de polemik yaratmak için cevap vermeyeceğiz. Çünkü bugün cevabı ortaya çıkan sonuç vermiştir: 1.565 Van TSO üyesi oy kullanamıyor. Keşke o gün yaptığımız uyarılar siyasi bir tartışmanın parçası olarak görülmeseydi.
  • Keşke sosyal medyada verilecek cevabın değil, bugün üyeye verilecek hesabın derdine düşülseydi. Çünkü bu mesele hiçbir zaman bir adayın, bir listenin ya da bir rengin meselesi değildi. Bu, Van TSO üyesinin hakkıydı. Ve bugün hâlâ cevap bekleyen çok ciddi sorularımız var.

SAAT 17.00 İLE 18.20 ARASINDA NE YAŞANDI?

8 Ekim günü İlçe Seçim Kurulu tarafından saat 17.00’den önce Odaya gönderilen yazıya neden zamanında cevap verilmedi? Seçim takvimi açısından böylesine kritik bir konuda gerekli işlem neden süresi içerisinde tamamlanamadı? Ve söz konusu cevap neden ancak saat 18.20’de, yani askı süresinin sona ermesinden sonra İlçe Seçim Kurulu’na ulaştırıldı? Bu 1 saat 20 dakikada ne yaşandı? Bu gecikmenin gerekçesi nedir? Bir idari ihmal midir? Bir koordinasyon eksikliği midir? Yoksa kamuoyunun henüz bilmediği başka bir gerekçesi mi vardır? Biz bugün hüküm vermiyoruz. Ama 1.565 üyenin seçme hakkını kullanamadığı bir sürecin o kritik 1 saat 20 dakikasını sormak, her şeyden önce bu üyelere karşı sorumluluğumuzdur.

1.565 Mİ, 1.659 MU?

Van TSO, İlçe Seçim Kurulu’na ek listeyi sunduktan sonra meslek grupları bazındaki ek liste sayılarını bizlerle de paylaşmıştır. Bize verilen rakamlara göre toplam 1.659 üye bulunmaktadır. Ancak hem İlçe Seçim Kurulu hem de İl Seçim Kurulu kararlarında Oda tarafından sonradan sunulan ek listenin 1.565 üyeden oluştuğu açıkça belirtilmektedir. Arada 94 kişi var.

Biz bunun nedenini bilmiyoruz. O nedenle bugün herhangi bir ithamda da bulunmuyoruz. Ama soruyoruz: İlçe Seçim Kurulu’na sunulan liste 1.565 kişiyse, liste sunulduktan sonra bizlere verilen ve toplamı 1.659 kişiye ulaşan bu rakamlar nedir? Bu 94 kişilik fark nereden kaynaklanmaktadır? İlçe Seçim Kurulu’na hangi liste sunulmuştur? Adaylara hangi listeye ilişkin rakamlar verilmiştir?

Bunların hepsinin makul bir açıklaması olabilir. O halde açıklansın. Çünkü 1.565 üyenin seçme hakkının söz konusu olduğu böylesine hassas bir seçim sürecinde, 1 saat 20 dakikalık gecikmenin de 94 kişilik sayı farkının da cevapsız bırakılmasını doğru bulmuyoruz. Seçim güveni yalnızca sandığın güvenliğinden ibaret değildir. Listenin de, sürecin de, bilginin de güvenilir olması gerekir.

BU SEÇİM EKSİK BİR SEÇİMDİR

İşte bütün bu tablonun ardından artık 24 Ekim’de yapılacak seçimin temsiliyetini ve meşruiyetini de konuşmak zorundayız. Burada kelimelerimi özellikle dikkatli seçiyorum. Biz bu seçime “hukuksuz seçim” demiyoruz. Hukuka ve yargının kararlarına saygımız tamdır. Seçim yapılacaktır. Sandıklar kurulacaktır. Oylar sayılacaktır. Bir sonuç açıklanacaktır.

Ancak bir seçimin hukuken yapılabiliyor olması, onun temsiliyet bakımından eksiksiz olduğu anlamına gelmez. Bizim açımızdan 24 Ekim’de yapılacak seçim eksik bir seçimdir. Çünkü sandıkta yalnızca 1.565 oy eksik olmayacaktır. 1.565 üyenin sözü eksik olacaktır.

Ve bu tablo mevcut yönetim açısından artık yalnızca hukuki değil; yönetsel, etik ve vicdani bir sorumluluk doğurmaktadır. Üyesinin seçme ve seçilme hakkını koruyamamış mevcut başkan ve yönetiminin, şimdi o üyelerin eksik olduğu bir sandıktan yeniden yetki istemesini etik ve ahlaki açıdan doğru bulmuyoruz. Çünkü yöneticilik yalnızca başarıları sahiplenmek değildir. Yöneticilik, ortaya çıkan sonucun sorumluluğunu da üstlenebilmektir. Bu nedenle mevcut başkan ve yönetimine açık bir çağrıda bulunuyoruz:

Bu mağduriyetin kurumsal, etik ve vicdani sorumluluğunu üstlenin. Görevlerinizden istifa edin ve adaylıktan çekilin. Bu bir siyasi manevra değildir. Bu bir sorumluluk çağrısıdır. Çünkü bizim için mesele artık kimin kazanacağı değildir. Mesele, nasıl bir seçimle kazanılacağıdır.

HUKUKİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK

Şunu da özellikle ifade etmek istiyorum: Bizim hukuki mücadelemiz burada sona ermiyor. İl Seçim Kurulu kararının kesin olması nedeniyle olağan itiraz yolu tamamlanmıştır. Ancak 1.565 üyemizin seçme hakkının ortadan kalkmasına yol açan bu durumun tam kanunsuzluk kapsamında değerlendirilmesi talebiyle Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracağız. Son hukuki imkâna kadar bu hakkın takipçisi olacağız. YSK’nın vereceği karara da elbette saygı duyacağız.

  • Çünkü bizim Oda anlayışımız tam olarak budur: Üyesinden sorumluluk beklediği kadar, üyesine karşı kendi sorumluluğunu da bilen bir Oda. Buradan oy kullanamayacak üyelerimize de seslenmek istiyorum: Siz üzerinize düşeni yaptınız. Bugün yaşadığınız mağduriyeti görmezden gelmeyeceğiz. Ve hakkınızı savunabileceğimiz bir hukuki yol kaldığı sürece o yolu kullanacağız.
  • 24 Ekim’de sandığa gidecek üyelerimize de tek bir çağrımız var: Sandığa giderken yalnızca önünüzdeki pusulaya değil, geride bıraktığımız bu sürece de bakın. Kim üyeyi bilgilendirdi? Kim hakkını aradı? Kim sorumluluk aldı? Kim sustu? Kim bu kadar ciddi bir meseleyi kinayeye çevirdi? Ve bugün kim hâlâ cevap vermesi gereken soruların karşısında duruyor?

Sonra kararınızı verin. Çünkü 24 Ekim’de yalnızca bir başkan seçmeyeceğiz. Nasıl bir Van TSO istediğimize karar vereceğiz. Üyesinden aidatını, yükümlülüğünü, sorumluluğunu eksiksiz isteyen bir Oda, kendi sorumluluğunu da eksiksiz yerine getirmek zorundadır. Biz nasıl bir Oda istediğimizi ortaya koyduk. Şimdi söz üyemizin. Karar üyemizin. Teşekkür ediyorum. " Denidi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: HABER MERKEZİ Muhabir: VANDAHABER
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Başkale’de Asfalt Çalışması
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Başkale’de Asfalt Çalışması
Büyütülmüş görsel