Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Çin Seddi’nden Eski Tarih Van’da Zamana Direniyor

Van’ın Gürpınar ilçesinde Çin Seddi’nden 600 yıl önce inşa edilen tarihi miras tehlikede! Zamana direnen tek değirmenin çarpıcı hikayesi haberimizde.

Kültür Sanat vandahaber Okuma Süresi: 5 dk
Çin Seddi’nden Eski Tarih Van’da Zamana Direniyor
Paylaş:
N

Van’da Çin Seddi’nden önce yapıldı: Sadece 1’i ayakta kaldı

Van’ın Gürpınar ilçesinde Urartular dönemine ait Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalı, zamanın yıpratıcı etkisine karşı direniyor. Geçmişte 40 değirmenin çalıştığı bölgede bugün yalnızca bir değirmen faal durumda bulunuyor. Dernek Başkanı Erdem Güngör değirmenlerin Çin Seddi’nden daha eski olduğunu belirtirken değirmen sahibi Seyfettin Üçer, "Bu mirası sahiplenelim" dedi.

Gürpınar ilçesine bağlı Xarûnika kırsal mahallesinde bulunan ve Urartu Kralı Menua dönemine uzanan 2 bin 800 yıllık Şamran Kanalı ile Kırk Değirmenler, su yetersizliği ve bakımsızlık nedeniyle eski işlevini büyük ölçüde kaybetti. Günümüzde 13 bina içerisinde 28 değirmen yapısı bulunurken, bunlardan yalnızca Seyfettin Üçer’in yeniden faaliyete geçirdiği değirmen çalışıyor. Geçmişte çevre ilçe ve yerleşimlerden gelen yurttaşların tahıllarını öğüttüğü bölge, eski hareketliliğini yitirmiş durumda.

Şamran Kanalı’nın ilk 18 kilometresini kapsayan restorasyon projesinin onaylandığını ve bütçe ile ihale sürecinin başlatılması için çalışmaların sürdüğünü belirten Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalı’nı Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, Çin Seddi’nden ve Ayasofya-i Kebir Camii’nden daha eski olduğu vurgulanan tarihi mirasın korunması gerektiğini ifade etti. Tarihi değirmeni yeniden faaliyete geçiren değirmen sahibi Seyfettin Üçer ise su sorununun çözülmesi gerektiğini belirterek, yapıların yalnızca görsel olarak korunmasının yeterli olmayacağını, bu tarihin yaşatılması gerektiğini söyledi.

“Kırk Değirmenleri yaşatmak istiyoruz”

Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalı’nın tarihi önemine dikkat çeken Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalı’nı Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, değirmenlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması için çalıştıklarını belirtti. Bölgede geçmişte 40 değirmenin bulunduğunu aktaran Güngör, günümüzde kalan yapıların büyük bölümünün faaliyet göstermediğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Değirmenlerimiz ve Şamran Kanalı çok kıymetli. Eskiden bu bölgede kırk tane değirmen vardı. Şu anda 13 bina içerisinde 28 değirmen kaldı. Sadece bir tanesi faaldir, onunla ilgili de su problemlerimiz var. Bizler, Kırk Değirmenler’i ve Şamran Kanalı’nı yaşatıp gelecek nesillere aktarmak için uğraşıyoruz. Sayın Tarım Bakanımız, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Nadir Alpaslan Bey, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcımız Cennet Ceylan Hanımefendi, Devlet Su İşleri Bölge Müdürümüz, VASKİ Genel Müdürümüz ve ilgili kaymakamlarımızla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdim. Şimdi, Kırk Değirmenler’in yaşatılması ve aslına uygun olarak restore edilmesi için DAKA’ya bir proje sunmayı hedefliyoruz.”

“2 bin 800 yıllık tarihi miras”

Şamran Kanalı’nın restorasyon sürecine ilişkin bilgi veren Güngör, ilk 18 kilometresini kapsayan projenin onaylandığını belirterek bütçe ve ihale sürecinin başlatılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Kırk Değirmenler için de proje başvurusu yapacaklarını ifade eden Güngör, tarihi yapıların turizme kazandırılmasının bölge ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Güngör, tarihi yapıların turizm potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Şamran Kanalı’nın ilk 18 kilometresinin restorasyonu için bir projemiz vardı. Altı yıl önce Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüz tarafından hazırlanan bu proje, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Nadir Alpaslan Bey’in girişimleriyle Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Van Valimiz tarafından imzalanarak Kültür ve Turizm Bakanlığına gönderildi. İnşallah güzel bir aşama kaydettik. Şu anda Şamran Kanalı’nın restorasyonunun bu yıl bütçeye alınması ve ihalesinin gerçekleştirilmesi için çabalıyoruz. Kırk Değirmenler için de proje başvurularımız olacak. Proje başvurumuzu yaptıktan sonra DAKA aracılığıyla restorasyon projesini çizdirip Kültür ve Turizm Bakanlığıyla tekrar iletişime geçeceğiz. Bu yapılar 2 bin 800 yıl önce yapıldı; Çin Seddi’nden 600, Ayasofya-i Kebir Camii’nden 1.300 yaş büyüktür. Çok ciddi bir turizm potansiyeli vardır. Eğer biz bu yapıları tekrar ayağa kaldırabilirsek inancımız odur ki hem ilimiz hem ilçemiz ciddi sayıda turist ağırlayacaktır. Bu da ilimizin hem istihdamına hem ekonomisine katkı sağlayacaktır.”

“Son değirmen zamana direniyor”

Kırk Değirmenler’deki tarihi değirmeni yeniden ayağa kaldırarak üretimi sürdüren Seyfettin Üçer, değirmenlerin geçmişten günümüze uzanan önemli bir kültürel miras olduğunu belirtti. Değirmeni yaşatarak bu geleneği gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını ifade eden Üçer, tarihi yapıların korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Üçer, değirmenin tarihi ve önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Değirmeni yaşatmak, bu kültürü gelecek nesillere aktarmak için bu binayı ayağa kaldırdık ve Kırk Değirmenler içerisinde ayakta olan tek değirmen olma özelliğini kazandı. Yüzde 100 kepekli un çıkarıyor. Bu değirmenlerin tarihi gerçekten çok kıymetli ve çok eski; Urartular zamanından kalma. Kırk Değirmenler’i görünce insan inanamıyor. Urartu Kralı Menua, dünyada tarihin en uzun ve en büyük sulama kanallarından biri olan Şamran Kanalı’nı yaptırmış, değirmenlerin suyunu bu kanalda toplamış. Bu kanal, Edremit’ten Şamranaltı’na ve Van Kalesi’ne kadar uzanmış; hem içme suyu hem de tarımsal sulama amacıyla kullanılmış. Bu kadar değerli bir tarihin, bu kadar değerli bir kültürün yaşatılması devletin asli görevidir. Bunu yaşatmaları lazım. Bizim dileğimiz ve talebimiz de bu. Lütfen gelip görsünler, bu tarihi ve kültürü yaşatmak için gayret etsinler.”

“Eskiden değirmenler hiç durmazdı”

Kırk Değirmenler’in geçmişte bölgenin önemli tahıl öğütme merkezlerinden biri olduğunu anlatan Üçer, çocukluk yıllarında onlarca değirmenin gece gündüz çalıştığını ve çevre ilçelerden yurttaşların tahıllarını öğütmek için bölgeye geldiğini söyledi. Geçmişteki yoğunluğu anlatan Üçer, değirmencilik kültürünü gelecek nesillere aktarmak istediklerini belirtti.

Üçer, “1990’lı yıllara kadar birkaç değirmen çalışıyordu. Bizim çocukluğumuzda 27-28 değirmen, haftanın yedi günü, günün 24 saati çalışıyordu. Özellikle harman döneminden sonra burası çok kalabalık olurdu. Yurttaşlar Tımar’dan, Erciş’ten, Muradiye’den, Özalp’tan ve Gevaş’tan buraya tahıllarını öğütmeye gelirlerdi. Kırk Değirmenler’de üretilen un da gerçekten çok kaliteli, yüzde 100 kepekli ve sağlıklı bir undur. Dedelerimiz ve babalarımız bize bu mirası bıraktılar. Bizler de bu mirası, bu emaneti kendi çocuklarımıza ve torunlarımıza ulaştırmak için elimizden geleni yaptık. İnşallah torunlarımız da bunları görür ve bu kültürü, bu emeği yaşatmaya devam ederler. Dileğimiz budur” diye konuştu.

“Değirmenlere yeniden hayat verilsin”

Tarihi değirmenlerin korunması için yalnızca binaların restore edilmesinin yeterli olmayacağını belirten Üçer, yapıların yeniden çalışabilmesi için su sorununun çözülmesi gerektiğini vurguladı. Şamran Kanalı’nın da yeniden işlev kazanmasını isteyen Üçer, kanalın uygun bir noktasında arıtma tesisi kurulabileceğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Üçer, değirmenlerin yeniden çalışır hâle getirilmesi ve tarihi mirasın yaşatılması gerektiğini ifade ederek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Devletten dileğimiz ve arzumuz, bu değirmenlerin restore edilmesi ve değirmenlere yeniden su verilmesidir. Değirmenlerden çıkan suyun Şamran Kanalı’nı da yaşatmasını istiyoruz. Şamran Kanalı’nın uygun bir noktasında Devlet Su İşleri ve Van Büyükşehir Belediyesi tarafından bir arıtma tesisi kurulabilir. Su burada arıtılarak şehre verilebilir. Yani su azalmıyor, su yok olmuyor. Yetkililerden bunu düşünmelerini ve değerlendirmelerini istiyoruz. Dileğimiz ve temennimiz budur. Bu kültür yaşatılırsa Gürpınar’a ve Van’a turizm açısından da çok büyük katkıları olacağına inanıyorum. Bizim buradaki dileğimiz, değirmenlerin restore edilmesidir. Ancak restore edilip yalnızca fotoğraflık bir görüntü olarak bırakılmalarını istemiyoruz. Önemli olan bu tarihin yaşatılmasıdır.”

kaynak: vanhabertr

HABER BİLGİSİ
Muhabir: VANDAHABER
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Güzeldere Tüneli Girişinde feci kaza! 3’ü ağır 10 yaralı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Güzeldere Tüneli Girişinde feci kaza! 3’ü ağır 10 yaralı
Büyütülmüş görsel