ABD'de Donald Trump yönetiminin İran savaşı, hayat pahalılığı ve İsrail'e verdiği askeri destek, ara seçimlerde, Cumhuriyetçilerin ağır yenilgisinde etkili oldu. Demokrat Parti, geleneksel olarak "Cumhuriyetçilerin kalesi" diye nitelenen eyaletlerde dahi önemli zaferler kazanarak, Kongre'nin iki kanadında çoğunluğu elde etti. Sonuçlara göre Demokratlar Senato'da da çoğunluğu ele geçirirken Temsilciler Meclisi'nde önemli sayıda sandalye kazandı.
Buna göre, Temsilciler Meclisi'nde Demokratlar 231, Cumhuriyetçiler ise 144 sandalye elde etti. Kongre'nin üst kanadı Senato'da ise Demokratlar'ın 54 sandalye elde edeceği, Cumhuriyetçilerin ise 44 sandalyede kalacağı belirtiliyor. Yarışta, Cumhuriyetçilerin elindeki 25 sandalye Demokratlara geçti.
Böylece Trump, başkanlığının kalan iki yılında güçlü bir kongre muhalefetiyle karşı karşıya kalacak. Demokrat Parti'den Kongre'ye seçilen profillere bakıldığında İsrail ve savaş karşıtı, Filistin destekçisi olan ve AIPAC gibi Siyonist lobilerin hedefindeki isimler olduğu görülüyor.
Seçimlerin dikkat çekici sonuçlarından biri, İsrail'e yönelik Amerikan desteğinin Demokrat Parti içerisindeki tartışmalarda artık belirleyici bir siyasi başlık haline gelmesi oldu. Gazze'deki yıkım, İsrail'e milyarlarca dolarlık askeri yardım ve Washington'ın Netanyahu hükümetine verdiği siyasi destek, özellikle genç seçmenler ve Demokratlar arasında ciddi tepki topluyor. İsrail'e silah satışlarının sınırlandırılmasını ve askeri yardımların yeniden değerlendirilmesini isteyen adaylar, seçim kampanyalarında Amerikan kaynaklarının ülkenin sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarına ayrılması gerektiğini savundu.
Michigan'da Senato'ya seçilen Abdul El-Sayed gibi Filistin meselesinde daha eleştirel tutum sergileyen isimlerin başarısı, bu değişimin dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Bu durum, İsrail'e desteğin bazı seçim bölgelerinde adaylar açısından avantaj değil, dezavantaj oluşturabildiğini gösteriyor.
Bununla birlikte ortaya çıkan siyasi tablo, Biden döneminde büyüyen İsrail politikası tartışması, Trump döneminde de Washington'ın gündeminden düşmedi. Yeni Kongre'nin askeri yardımları, silah transferlerini ve ABD'nin İsrail'in savaşlarındaki rolünü daha yakından incelemesi bekleniyor. İsrail'e verilen desteğin ABD seçimlerinde artık sorgulanamaz bir siyasi tercih olmaktan çıkması, Washington-Tel Aviv ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Seçimlerin arka planında Demokrat Parti tabanında yaşanan değişim etkili oldu. Pew Research Center'ın 7 Nisan 2026'da yayınladığı araştırma, İsrail'e yönelik olumsuz tutumun Demokrat seçmenler arasında hızla yayıldığını ortaya koydu. Araştırmaya göre Demokratlar ve Demokrat Parti'ye yakın bağımsız seçmenler arasında İsrail hakkında olumsuz görüş bildirenlerin oranı 2022'de yüzde 53 iken 2025'te yüzde 69'a, 2026'da ise yüzde 80'e yükseldi. Demokratların yüzde 76'sı İsrail Başbakanı'nın uluslararası meselelerde doğru kararlar vereceğine güvenmiyordu.
Yine Pew Araştırma Merkezi, geçen ekim yayınladığı bir ankete göre, 35 yaş altındaki Cumhuriyetçi seçmenin yüzde 72'si İsrail hükümetine olumsuz bakarken, bu oran 50 yaş ve üstündekilerde yüzde 32 olarak kaydedildi. Ara Seçim sonuçları, Tucker Carlson, Marjorie Taylor Greene, Joseph Kent gibi isimlerin çektiği Amerika'yı Yendien Büyük Yap (MAGA) Hareketinin İsrail karşıtı kanadının güçlenmesiyle sonuçlanabileceği değerlendiriliyor.
Demokrat Parti'ye karşı denge oluşturmak ve genç seçmen kitlesini ikna etmek amacıyla Cumhuriyetçi Parti'nin Trump politikalarıyla yollarını ayırmasının mümkün olduğu belirtiliyor.
ABD’de ara seçimlerde Demokratların ezici zaferinin ardından gözler, Ocak 2027’de başlayacak yeni Kongre dönemine çevrildi. Demokratların Trump yönetimine karşı gündeme taşımaya hazırlandığı beş başlık öne çıkıyor. Demokratlar, bu beş dosya üzerinden Trump yönetimi üzerindeki Kongre baskısını artırmayı ve azil soruşturması seçeneğini gündeme taşımayı hedefliyor..
Demokratlar, Trump’ın Jeffrey Epstein ile ilişkilerine yönelik iddiaların araştırılması ve özel savcı atanması için baskı yapmaya hazırlanıyor.Demokratların ilk hedeflerinden birinin Savaş Bakanı Pete Hegseth’in görevden alınmasını talep etmek ve İran savaşına ilişkin yönetimi hesap vermeye zorlamak olması bekleniyor. Trump yönetimi İran savaşı ve Maduro'nun kaçırıldığı Venezuela operasyonunu Kongre'den onay almadan başlatmıştı.Trump’ın ailesi ve yakın çevresinin siyasi gücü ticari çıkarları için kullandığı iddiaları araştırılmak isteniyor.
Özellikle Jared Kushner’in yurt dışındaki yatırımları mercek altına alınabilir. ICE operasyonlarında göçmenlere ve ABD vatandaşlarına yönelik şiddet, gözaltı merkezlerindeki uygulamalar ve özel şirketlerle yapılan anlaşmalar Demokratların gündeminde olacak. Trump döneminde 40 trilyon doları aşan federal borç, vergi indirimleri, savaş harcamaları ve gümrük vergisi politikaları üzerinden yönetimin eleştirilmesinde kullanılacak.