Bugun...

Artık Yeni Bir Devletimiz Olacak

 Tarih: 10-08-2016 08:34:00
Vahdettin İnce

VAN HABER - 7 Ağustos mitingini gördükten sonra artık rüzgar tersine dönmüştür, her neviden darbe bizi biraz daha kaynaştırıyor birbirimize dedim.

 

Bundan yüz yıl önce durum, bunun tam tersiydi, rüzgar bizim aleyhimize esiyordu. Kazandığımız zaferler bile eninde sonunda bizim biraz daha parçalanmamıza sebep oluyordu.

 

Öyle anlaşılıyor ki yüz yıllık süreç aydınlarımız pek farkında olmasalar da milletimiz tarafından iyi değerlendirilmiş. 15 Temmuz’daki gibi en ölümcül darbeleri bile muhteşem bir öze dönüşe dönüştürebiliyor.

 

Bundan yüz yıl önce mevcudu korumanın, olmadı ne kaldıysa onu elde tutmanın derdine düşen bizdik. Bu yüzden bırakın fırtınaları, kasırgaları en hafifinden bir rüzgar bile bir şeylerimizi alıp götürebiliyordu.

 

Kronolojik süreçlerimiz vardı ve bu süreçlerin her birinin sonunda bazen Alevilere, bazen Sünnilere, bazen Kürtlere, bazen Türklere düşmanlık miras kalırdı bize.

 

Şimdi mevcudu korumanın derdine düşenler onlar. Şöyle azıcık bir kımıldamamız bile onların muhteşem şatolarından çatırdamalara yol açıyor. Şöyle bir doğrulup ayağa kalkmamız boranlara sebebiyet verecek. Bunu biliyorlar ve telaş içinde bizi yeniden eski günlere döndürmek için plan üstüne plan, kumpas üstüne kumpas kuruyorlar.

 

Ama tarih gösteriyor ki mevcudu korumak durumunda olanlar eninde sonunda kaybediyor. Kurdukları tuzakların onlara bir faydası olmayacak.

 

7 Ağustos’taki mitingi tarihsel kılan bir özellik de kuşkusuz gelmiş geçmiş en kalabalık (beş milyon kişiden bahsediliyor) miting olmasının yanında toplumun her kesimin katılımıyla gerçekleşmiş olmasıdır. Sahnenin üstündeki katılımı kast etmiyorum elbette. Meydanı hınca hınç dolduran halkı kast ediyorum. Çünkü sahnenin üstündekiler eninde sonunda halkın eğilimini doğru okumak suretiyle böyle bir tavır aldılar.

 

Siyaset de zaten bunun içindir. Halkı yönlendirmekten ziyade halkın yönünü doğru tespit edip ona göre siyaset geliştirmektir. Orada Ak Partinin yanında CHP (biraz nazlanarak) ve MHP liderleri tabanlarının sesine kulak verdiler ve sahnedeki yerlerini aldılar.

 

Kürtler açısından bir eksiklik vardı. Ama bu eksiklik Kürtlerin milletin geneli içinde yer almadılar anlamında değildir. Kürtler 15 Temmuzdan itibaren meydanlara akarak milletin içindeki yerlerini aldılar. Eksik olan Kürtler adına siyaset yaptığını ileri süren HDP’nin millet buluşmasında sahnedeki yerini almamış olmasıydı. Ama davet edilmediler, diyebilirsiniz. Fakat davet aşamasına gelene kadar sergilediğiniz tavırlarla siz davet edilmenizi engellerseniz olacağı budur. 15 Temmuz gecesi o kanlı darbe girişimi başlarken ve millet de bu arada Kürtler meydanları doldururken siz tutup “Meydanları dolduranlar IŞİD’cilerdir” benzeri bir laf ederseniz, o onur tablosunda kendinize bir yer bulamazsınız.

 

Bu arada HDP’li yöneticilerin “bizi niye davet etmediniz?” diye alınganlık göstermiş olmaları yine de olumlu bir tavırdır. Demek ki aslında şu veya bu marjinal düşe bağlı olsalar da gönüllerinin bir yerinde milletin bütünüyle buluşmak gibi bir duygu barındırıyorlar. Bu, gelecek açısından umut vericidir.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük bir siyasetçi. Milleti darmadağın etmeye yönelik darbelerin Millet tarafından yeniden derlenip toparlanmanın fırsatına dönüştürüldüğünü görüp bundan yepyeni bir devlet anlayışının egemen kılınmasının siyasetini ete kemiğe büründürdü. Yeni kapı mitingini de kendi şahsi gücünün bir göstergesi olarak değil, milletin gücünün bir göstergesi olarak sunmayı başardı bu yüzden.

 

Dediğim gibi rüzgar tersine dönmüş bulunuyor. Artık mevcudu korumanın derdinde olanlar biz değiliz. Biz büyük bir milletiz. Bizi büyük bir millet yapan da ümmetin umutlarının bizde toplanmış olmasıdır. Artık ümmetin umutlarından devşirilen siyaseti güdecek bir devletimiz olacak. Bu kesin.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI