Bugun...

Tekne orucu

 Tarih: 23-06-2016 02:03:00
Ümmiye Yılmaz Erçevik

VAN HABER - Çocuklarınız abdest almayı öğrendiler ya da namaz kılmayı biliyorlar diye korkmayın yobaz olmazlar. Öyle bir inanış hâkim ki halen çocuklarını yaz tatillerinde kuran kurslarına göndermekten çekinen aileler mevcut.

 

Çocuğumuz okulda nasılsa öğreniyor anlayışını da artık yıkmak gerekiyor. Okulda kırk kişinin içinde öğrenmesi mi yoksa sizin kendinizin birebir öğretmesi mi daha iyidir bunun kararını siz verin. Bir çocuğun din kültürü eğitimi almış olması ve bilgi sahibi edinmesi kötü değil aksine faydalı bir olgudur. Bu çocuklar şanslı çocuklardır.

 

Nasıl ki çocuğa her şey günah diyerek verilen bir eğitim yanlış ise yerinde ve gerekli bir dini eğitimde onların hayatlarında çocuklarımıza yararlı olacaktır. Unutmayın bilgi güçtür.

 

Bilmediği bir konuda bir insan doğruyu yanlışı ayıramaz. Ancak öğrenecektir ki yanlış olduğunun farkına varabilsin. Yoksa ileriki yıllarda din tüccarlarının ağzına bakan bireylerden olup çıkar. O nedenle önce aileler bilgilenmeli sonra çocuklarına bu bilgileri öğretmelidirler.

 

Teorik kadar ben pratiğe de inanlardan biri olarak bazen bakıyoruz; Çocuk on sekiz yaşına gelmiş bir gün oruç tutmamış. Şimdi nasıl bu bireyden oruç tutmasını hem de sıkıntı çekmeden bu ibadetini gerçekleştirmesini bekleyebileceğimizi söyler misiniz?

 

Soruyorsunuz “yavrum neden hiç bu zamana kadar oruç tutmadın?”

Alınan cevap içler acısı;

“Okula gidiyordum. Annem bütün gün aç karna kafana bir şey girmez derdi”

İşte bizi bitiren bu anlayış biçimidir. Ben yıllar öncesinden biliyorum. Henüz altı yaşındayken annemiz tekne orucu adı altında öğleye kadar bize oruç tutturur ve sahur yemeğine beni ve kardeşlerimi kaldırırdı.

 

Neşe içerisinde yarı uykulu yenen sahur yemeğinin ardından öğleye kadar “Tekne Orucu” tutar ve her gün için bir çikolata parçası kazanırdık. Bu çikolata parçası için tutulan oruç zamanla hem alışkanlığa hem de vazgeçilemez manevi bir duyguya dönüşmektedir.

 

O nedenle bu tekne oruçları çocuklara öğretilmelidir. Her oruç tutulan bir gün için özel kavanozlar hazırlanarak içerisine şeker veya çikolata parçaları çocuklar için hazırlanabilir. Şeker gibi bir ramazan içerisinde şeker gibi bir bayrama şekerlerle girmek çocuklar için muhteşem olabilir.

 

Sadece oruç değil diğer ibadetler de çocuklara yavaş yavaş alıştırılmalıdır. Namaz ibadetini çocuk ailesinden görmemişse kendi başına bu disipline girmesi çok zordur. Çocuklara namaz kılmak öğretilirken ille şu duayı da öğrenmelisin diye baskı yapılmamalıdır. Önce bildiği dualarla namazı kılması sağlanmalıdır. Yoksa çocuk bu davranışlardan dolayı hem öğrenemediğin duadan hem de zorlanarak kıldığı namazdan soğumaktadır. Bizler çocuklarımıza en kolay şekillerde ibadet etmeyi öğretmeliyiz ki onlarda bunu severek yapsınlar. Konuyla ilgili çok eskiden bildiğim bir hikâyeyi anlatmak isterim.

 

Bir çocuğa babası sürekli namaz kılmak konusunda baskı yapmaktadır. Çocuk öyle bu konuda bunalmıştır ki, fırsatını bulduğunda namaz kılmaktan kaçmaktadır ama babasının korkusundan da onun yanında namazını kılmaya devam etmektedir.

 

 

Babası onu bir gün takibe alır. Yanında çocuğun amcası ve babası saf tutarlar. Çocuk namaza niyet ederken aynen şunu demektedir.

“Niyet ettim babamın korkusu nedeniyle sabah namazını kılmaya”

 

Bunu duyan amcası namazdan sonra çocuğa sorar.

“Yavrum öyle niyet edilir mi? Baban sana namaza nasıl niyet edilir öğretmedi mi?”

“Nasıl niyet edilir ki?”

“Niyet ettim Allah rızası için sabah namazını kılmaya diyeceksin”

Çocuk amcasına gülerek şöyle cevap verir;

“Ama amca ben istediğim için Allah rızası için bu namazı kılmıyorum ki ben babamın korkusu nedeniyle bu namazı kılıyorum”

Bunu yan taraftan dinleyen baba hatasını anlar ve daha sonra çocuğa bu konuda baskı yapmak yerine örnek olmaya çalışır. O nedenle özellikle ibadet konularında çocuklarınıza asla baskı yapmayın. Zorlamayla bu güzel manevi duyguları çirkinleştirmeyin.

Çocukların gönülleri çok geniş ve yürekleri bir büyük deryadır. Onların gönüllerini almak çok kolaydır. Öyle büyük paralarla ödüllerle değil bazen sevimli ve güzel konuşarak bile onlara uzak gelen şeyleri sevdirebilirsiniz.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI