Bugun...

Ön yargıyı Öldürün

 Tarih: 04-06-2016 15:52:00
Ümmiye Yılmaz Erçevik

VAN HABER - Eğer sokakta gördüğümüz bir kişiyi sadece ait olduğu gruba göre sınıflandırıyorsak ve sadece bu gruba üye olması sebebiyle ona olumsuz duygular besliyor, olumsuz davranışlarda bulunuyorsak bu gruba karşı önyargılıyız demektir. Önyargı daha çok bilinçdışı bir tutumdur. Yani bir gruba karşı önyargılı olmadığınızı söyleseniz bile bu gruptan biriyle karşılaştığınızda önyargılı davranıyor olabilirsiniz.

***

Önyargıları çevremizden, toplumun dayatmalarından, sosyal ortamların gösterdiklerinden öğreniyoruz. Önyargılarımız kişilerle birebir yaşadığımız olumsuz duygu durumu oluşturan süreçlere dayanmıyor olabilir. Bize düşen çocukları mümkün olduğunca bu önyargılardan uzak ortamlarda büyütmeye çalışmaktır. Çocuklarımıza insanların insan olduğu için değerli olduğunu, herhangi bir etnik kökene, dine, dile veya renge sahip olmasının kişinin değerini artırmadığını ya da azaltmadığını öğretmektir.

***

Peki, biz ailelerin çocuklar üzerinde düşündüğümüz önyargıları nasıl yok etmeliyiz. Bu konuyla ilgili güzel bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istiyorum.

Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini ayni derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.

***

Bayan Meliha bir yıl önce Mustafa’yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Meliha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük “F” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.

***

Bayan Meliha’nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa’nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatini gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karsılaştı.

Mustafa’nın birinci sınıf öğretmeni söyle yazmıştı: Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temi yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli.

***

İkinci sınıf öğretmeni söyle yazmıştı: Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evdeki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?

***

Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: Mustafa’nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.

 

Mustafa’nın dördüncü sınıf öğretmeni söyle yazmıştı: “Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor. Bunları okuyunca, Bayan Meliha problemi kavradı ve kendinden utandı.

 

Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile kendini çok kötü hissediyordu. Mustafa’nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti. Mustafa’nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Meliha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Meliha pakette taslarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği takti ve parfümü bileklerine sürdü.

***

Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine sunu söylemek için kaldı. Öğretmenim bu gün aynı annem gibi kokuyordunuz. Çocuklar gittikten sonra, Bayan Meliha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine,  çocukları eğitmeye başladı.

Bayan Meliha, Mustafa’ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.

***

Bir sene sonra, Bayan Meliha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu,ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu. Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Meliha’nın tüm yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı.

 

***

Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karsılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama şimdi ismi biraz daha uzundu. Mektup söyle imzalanmıştı, Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)

Öykü burada bitmiyor. Ortaya çıkan başka bir mektup var. Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Meliha’nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Şüphesiz Bayan Meliha bunu kabul etti.

Ve tahmin edin ne oldu? Taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa’nın annesinin süründüğü parfümden surdu. Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Meliha’nın kulağına söyle fısıldadı,

“Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim”

Bayan Meliha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,

“Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Önyargılarımdan kurtuldum.  Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum”.

Siz de insanlara farklı gözle bakmayı öğrenin ve onların hayatında bir fark oluşturun. Önyargıyı öldürün!

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI