Bugun...

Men Ercişliyem…

 Tarih: 19-06-2017 23:59:00
Ercan Ulutaş

 

Yıllar yılıdır kendi türküsünü söyler, kendi yağında kavrulur, havasından mı, suyundan mı bilinmez ama ilçe olarak bağlı olduğu Van'la bir türlü yıldızı barışmayan, il olmak için uzun zamandır hayal kuran munis ilçemizden söz ediyoruz yani Erciş' ten...


 

Bugüne kadar Ben Vanlıyım diyen çok az kişiye rastladığım Erciş'te, Men Ercişliyim kavramı süre gelen bir gelenek halini almıştır. Öyle ki, askerlik görevini ifa ederken komutanların nerelisin? Sorusuna Ercişliyim! Deyip, dayak yemeyi göze alacak kadar bağlıdırlar bu alışkanlıklarına!



Urartu'lar tarafından kurulmasının akabinde, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve önceleri bir kaç kez isim değişikliğine uğramasının neticesinde Arsisa, Arciş, Erdiş en nihayetinde adını Erciş olarak tescillemiştir.

 

Tarihsel ve kültürel zenginliği dillere destan; dünyadaki ilk mazgal sistemine Erciş'te rastlanır! kaya mezarları, çivi yazılı kitabeler, kalesi, kaplıca suları, türbeleri, köprüleri vb. daha bir çok eseri himayesinde bulundurmasının yanı sıra doğal ve tabii güzelliklerinin hikâyesi aşıkların ve ozanların dilinden düşmüyor.

 

Atakan Çelik, Hüsamettin Subaşı, Mehmet Bülbül ve Hüsamettin Ergül bu türküleri nesilden nesile aktarmayı kendilerine görev bildi. ‘Zilan Deresi’ tarihte yaşanan Ermeni mezalimini konu alırken, ‘Bahçeye gel ki görem’ ise aşıkların buluşmasının zorluklarını dile getirdi.

 

Emrah ile Selvihan'ın aşk serüveni yüzyıllardır süregelmiştir. Ozan Ahmet Poyrazoğlu’nun üzerine türküler yaktığı Erciş yazmakla, anlatmakla bitmez! Üzüm bağlarının namını bilmeyen yoktur, balık bendinde semaver yakan çoktur. Van Balığı tabiri caizse Erciş gibi asi olduğu içindir ki su akışının tersine uçarak sıcak sulara burada göç etmektedir.



Yeşil örtü o kadar çok yakışır ki Erciş'e, Van Gölü' nün maviliği onunla ancak bütünleşiyor. Her tarafı bağlık bahçelik; dereleri ve akarsuların dokunduğu her yerden yeşillikler kaplıyor güzel ilçeyi.
 

Kavramlara verdikleri kendilerine has ifadeleri var Erciş'in.

Bir şair yazdığı dörtlüğünde
" Tatlıya şirin derler, tuzluya şor,
Patatese kartol, acemiye tor,
Neye ne derler hele sor,
Erciş'e Erdiş derler, Erciş'te."

Kültürüne işte bu denli bağlıdır yöre halkı!

Otomatik gelinler şiiri ile ün yapan Erciş’in tanına şairlerinden, Gökmen Sakin ise dörtlüğünde
" Haraya gitse bu yürek, seni anlatır durur,
Toprağında açan çiçek, başka diyarda kurur,
Ercişli olmak şereftir, Ercişli olmak onur,
Aşımsan, suyumsan, ekmeğimsen ERCİŞ...”

İşte yıllardır deyim yerindeyse devlet babadan, vali ve rektör istemelerindeki esas gayeleri, her açıdan kendilerine yetebilmeleri inancının ne derece güçlü olduğunun kanıtıdır.

 

Her ne kadar Van' ı kabullenmekte zorlansalar da Erciş'i, tarihi, kültürü, doğası ve insanıyla seviyoruz. Hanımköylü olarak! El mahkum; Memleketimizi Erciş kabul ediyoruz...

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI